CHANGE (ŞASİ NUMARASI DEĞİŞTİRİLMİŞ) ARAÇ MAĞDURİYETLERİNDE İDARENİN SORUMLULUĞU VE GÖREVLİ MAHKEME SORUNU: 2025 YILI GÜNCEL YARGI KARARLARI IŞIĞINDA İNCELEME
Yargı Yolu Uyuşmazlığı: Hizmet Kusuru mu, Yasa’dan Doğan Sorumluluk mu?
Hukuk sistemimizde idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini kural olarak İdari Yargı’nın (İdare Mahkemeleri) görev alanına girmektedir. Change araç mağdurları da haklı olarak; aracın tescil işlemlerini yapan, muayenesini gerçekleştiren ve sicili tutan kamu görevlilerinin (Emniyet, Noter vb.) "hizmet kusuru" işlediğini, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek tam yargı davası açma yoluna gitmektedirler.
Ancak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 110. maddesi, bu genel kurala önemli bir istisna getirmektedir. İlgili madde; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür" hükmünü amirdir.
Bu durum, uygulamada İdare Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında "Olumsuz Görev Uyuşmazlığı" çıkmasına neden olmakta, vatandaşların davaları her iki mahkemece de görevsizlik kararı ile reddedilerek süreç uzamaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2025 Tarihli Emsal Kararı ve Çözüm
Konuya ilişkin belirsizlik, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 16/06/2025 tarihli, E.2025/251 ve K.2025/409 sayılı kararı ile net bir çözüme kavuşturulmuştur.
Söz konusu uyuşmazlıkta; bir vatandaşın 2023 yılında satın aldığı aracın "change" olduğunun anlaşılması üzerine araca el konulmuş, vatandaş idarenin tescil işlemlerindeki kusuru nedeniyle uğradığı zararın tazmini için önce Adli Yargı’da, ardından İdari Yargı’da dava açmıştır. Her iki yargı kolunun da görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya Uyuşmazlık Mahkemesi’ne taşınmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi, yaptığı inceleme neticesinde şu hukuki gerekçelerle davanın ADLİ YARGI (Asliye Hukuk Mahkemesi) yerinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir:
- Kanunilik İlkesi ve Özel Hüküm: Davacının zararının idare çalışanlarının kusurundan kaynaklandığı ve bunun "hizmet kusuru" sayılabileceği kabul edilse dahi; sorumluluğun kaynağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmeliklerdir.
- KTK Madde 110’un Bağlayıcılığı: 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi, madde ayrımı yapmaksızın bu Kanun’dan (tescil işlemleri dahil) kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının Adli Yargı’da görüleceğini açıkça düzenlemiştir. Bu düzenleme, genel idari yargı görevini düzenleyen kanunlara göre "özel kanun" niteliğindedir ve öncelikle uygulanmalıdır.
- Anayasa Mahkemesi İçtihadı: Kararda, Anayasa Mahkemesi’nin KTK 110. maddenin Anayasa’ya uygunluğunu denetlediği ve bu tür davaların adli yargıda görülmesinin kamu yararına ve hukuka uygun olduğuna dair içtihadına (E.2013/68, K.2013/165) atıf yapılmıştır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2025/409 sayılı bu kararı, change araç mağdurları için yol gösterici niteliktedir. Karar, idarenin tescil, denetim ve sicil tutma görevlerindeki aksaklıklardan kaynaklanan tazminat taleplerinin, idari yargının hantal işleyişi veya görevsizlik kararlarıyla sürüncemede kalmasını engelleyecek niteliktedir.
Buna göre;
- Satın aldığı aracın "change" çıkması nedeniyle aracı elinden alınan,
- Resmi sicile güvenerek işlem yapmasına rağmen zarara uğrayan,
- İdarenin tescil işlemlerindeki eksikliği nedeniyle mağdur olan vatandaşların,
Açacakları maddi ve manevi tazminat davalarını İdare Mahkemelerinde değil, Adli Yargı yerleri olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde açmaları gerekmektedir. Yargı yolunun doğru belirlenmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve tazminatın daha hızlı tahsili açısından hayati önem taşımaktadır.
Not: İşbu makale bilgilendirme amaçlı olup, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaylarınızda hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye olunur.
Av. Hüseyin TAŞ


Yorumlar Kapalı!