WORK AND TRAVEL SÖZLEŞMELERİNİN HUKUKSAL NİTELİĞİ VE COVİD-19 SALGINININ ARACI ŞİRKETİN SÖZLEŞMEDEKİ SORUMLULUKLARINA ETKİSİ
Work And Travel Programı Nedir ?
Work and Travel, hem Amerikan kültürünü daha yakından tanımak hem de Amerika Birleşik Devletleri'ndeki alt sektörlerin sezonluk yükselen işçi açıklığını kapatmak amacıyla, 1961'den beri Birleşik Devletler Dışişleri Departmanı tarafından yürütülen kültürel değişim programıdır.
Program kapsamındaki ülkelerdeki—ki doksanlı yıllardan bu yana Türkiye'de dahildir—üniversite öğrencilerinin, yaz mevsiminde ABD'deki geçici işlerde çalışarak yaşamlarını sürdürmelerine ve beraberinde hem ABD'yi gezip Amerikan kültürünü tanımalarına hem de Amerikan İngilizcelerini geliştirmelerine olanak sağlanır. Tüm bunların yanında programa katılan öğrenciler çalıştıkları işlerden belirli ücretler kazanarak hayatlarını idare ettirmektedirler. Program, Amerikalı işverenlerin vasıfsız/vasıflı işlerde, sadece yoğun sezonda çalışacak işçi bulması için de en uygun yöntem olarak görülmektedir.
Covid-19 Salgını ve Work And Travel Programı
Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen COVID-19 salgını ilk olarak Çin’de görülmüş sonrasında ise dünyaya yayılmış ve 10 Mart 2020 tarihinde Türkiye’de ilk pozitif vakanın tespit edilmesiyle ülkemizde de ortaya çıkmıştır. Vaka sayısındaki artış ve ölümlerin meydana gelmesi ile zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmaması gerektiği konusunda yetkililerce ciddi uyarılarda bulunulmuş ve COVID-19 salgını yayılma hızının önüne geçebilmek için birçok alanda çeşitli önlemler alınmıştır. Alınan önlemlerin Work And Travel Sözleşmelerine yansımaları ve olası etkileri üzerine genel bir değerlendirmede bulunacağız;
MEZKUR UYUŞMAZLIĞA BAKMAKLA GÖREVLİ MAHKEMENİN TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLMADIĞINA DAİR GÖRÜŞLERİMİZ
1. Aşağıda ayrıntılarına yer verdiğimiz mezkur uyuşmazlığın görüm yeri Tüketici Mahkemesi olmayıp bu husus Tüketici Hakem Heyeti kararları ile vurgulanmıştır.
2. Nitekim
Beyoğlu İlçe Tüketici Hakem Heyeti'nin 10/02/2021 tarihli 055720210000274 sayılı kararında ,
Yıldırım İlçe Tüketici Hakem Heyeti'nin 10/02/2021 tarihli 052620210000328 sayılı kararında ,
İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti'nin 23/11/2020 tarihli 007820200002409 sayılı kararında ,
"... Şikayet konusu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun''un " Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinde belirtilen " Tüketici Ticari ve ya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve ya tüzel kişi" şeklinde tanımlanmış olup , başvuru ve eklerinin incelenmesinde ŞİKAYET KONUSUNUN TÜKETİCİ İŞLEM OLMADIĞI PARA KAZANARAK DİL BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEK AMAÇLI HAREKET ETTİĞİ, ANILAN KANUN KAPSAMINDA BAŞVURUNUN TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNİN GÖREV ALANINA GİRMEDİĞİ, BU NEDENLE, SÖZ KONUSU ŞİKAYETİM ÇÖZÜMLENEBİLMESİ İÇİN TÜKETİCİNİN GENEL MAHKEMELERE BAŞVURMASI GEREKTİĞİNDEN BAŞVURUNUN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ GEREKMİŞTİR..." gerekçesiyle benzer uyuşmazlıklarda Tüketiciye özel yargılama alanına giren mercilerin görevli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
TARAFLAR ARASINDA AKDEDİLEN " WORK AND TRAVEL PROGRAM SÖZLEŞMESİ " BİR TÜKETİCİ SÖZLEŞMESİ OLMADIĞI GİBİ İÇERİĞİNDE 6502 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN' A HERHANGİ BİR ATIFTA DA BULUNMAMAKTADIR.
YAPILAN İŞLEM TÜKETİCİ İŞLEMİ OLMADIĞI GİBİ PARA KAZANARAK DİL BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEK AMAÇLI HAREKET EDEN ÖĞRENCİ İLE DANIŞMANLIK HİZMETİ VEREN ŞİRKET ARASINDAKİ AKİTTİR. ANILAN KANUN KAPSAMINDA UYUŞMAZLIK TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREV ALANINA GİRMEMEKTEDİR, BU NEDENLE, SÖZ KONUSU HUKUKİ İHTİLAFIN ÇÖZÜMLENEBİLMESİ İÇİN ÖĞRENCİNIN GENEL MAHKEMELERE BAŞVURMASI GEREKMEKTEDİR.
Uygulamadaki ihtiyaca yönelik olarak zaman içinde gereksinimlerin artması ile 2014 yılında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girmiş olup, uyuşmazlıklarda halen 6502 sayılı kanun uygulanmaktadır. 6502 sayılı kanun uyarınca tüketici hukuku tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.
Buna göre bir hukuki ilişkinin tüketici işlemi olması için taraflardan birinin tüketici, diğerinin ise satıcı, sağlayıcı ya da onlar adına hareket eden gerçek ya da tüzel kişi olması gerekmektedir. WAT SÖZLEŞMELERİ İNCELENDİĞİNDE NET BİR ŞEKİLDE ANLAŞILACAĞA ÜZERE BAHSE KONU AKİDİN TARAFLARINDAN HERHANGİ BİRİ TÜKETİCİ DEĞİL MÜŞTERİ VE DİĞER TARAF ARACILIK HİZMETİ VEREN ACENTADIR. Öte yandan sözleşmenin hiçbir yerinde TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN' a yapılan bir atıf söz konusu değildir.
Tarafların üzerinde düşünüp tartışıp mutabık olduğu ve özenle hazırlanmış müşteriyi mağdur etmeyecek hükümler içeren sözleşme hükümleri elbette ki bağlayıcıdır. Tüm bu bilgiler ışığında müşteri ve şirket arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde taraflara düşen yükümlülükler oldukça açıktır. Şirket sözleşmede belirtilen ve aşağıda yer alan yükümlülüklerden sorumludur.
SPONSOR Work and Travel Program Ücretine Dahil Olan Hizmetler (ACENTE'nin ARACILIK HIZMETLERI)
1. İşe yerleştirme
2. J-1 Vize başvurusu için gerekli olan DS-2019 Formunun getirilmesi
3. Program süresince sağlık ye kaza sigortası
4.Program hakkında SPONSOR yetkililerinin gerekirse yapacakları oryantasyon programı
5. Konaklama ile bilgilendirme
ACENTE'nin Work and Travel Program Hizmetine Dahil Olan Hizmetleri (ACENTE'nin DANIŞMANLIK HİZMETLERİ )
1. GENEL DANIŞMANLIK HİZMELERİ (Ön Kayıt)
1.1. Program iş yerleştirmesi için ön değerlendirme danışrnanlığı
1.2. Program ön oryantasyonu
2. PROGRAM DESTEK DANIŞMANLIK HİZMETLERİ
2.1, İş Araştırma, Ön-Eşleştirme ve Sunma
2.2. Vize danismanligi (SPONSOR tarafindan programa kabul edilen öğrenciler için)
2.3. Uçak bileti ayarlanmasında yardım (SPONSOR tarafindan programa kabul edilen öğrenciler için)
2.4. Vergi iadelerinin alınmasında yardım (Programı başanyla tamamlayıp ülkeye dönen öğrenciler için)
Bu hizmetlerin herhangi birinde eksiklik olması durumunda öğrenci hukuksal yollarla zarar tazminini isteyecektir. Ancak Amerika kısmıyla ilgili olarak şirketlerin herhangi bir sorumluluğu yoktur. Uygulamada alınan hizmet bir paket hizmet gibi anlatılmakta ve hatalı sonuçlara ulaşılarak taleplerde bulunulmaktadır. Bu program bir eğitim hizmeti ya da paket tur gibi bir tatil programı değildir. Amerikan Devleti’nin izniyle düzenlenen ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da başvuruda bulunduğu içinde Amerika’da çalışma deneyimi ve bunun karşılığında Amerika’da bulunduğu süre içinde yaşam giderlerini karşılamaya yardımcı olacak düzeyde kazanç elde etme şansı bulunan bir programdır. Program 60 yılı aşkın süredir 50’nin üzerindeki ülkede her ülkeye verilen kontenjanlarla sınırlı sayıda katılımcının katılabildiği bir programdır.
ÖĞRENCİNİN PROGRAMA KATILAMAMA SEBEBİ AYIPLI YA DA EKSİK HİZMET DEĞİL VİZE ALAMAMASIDIR.
Daha önce de belirttiğimiz gibi öğrencinin vize başvurusunu yapamaması ya da vize alıp alamaması şirketlerin sorumluluğunda değildir. Tüm bunlar Work and Travel sözleşmelerinde açık bir şekilde tanımlanmıştır. Bu aşama öğrencinin tamamen kendi sorumluluğunda olan hususlardan ibarettir.
Ayrıca vize düzenlemek ya da sonuca etki etmek değil Work and Travel programında, turist ya da iş vizesi de dahil olmak üzere hiçbir başvuru türü için başvuru hazırlığı yapan kuruma ait değildir.
TBK M.136 İFA İMKANSIZLIĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.
Her sözleşmenin temel amacı kuşkusuz tarafların karşılıklı borçlarının yerine getirmesidir. Hukukun genel ilkelerinden olan "PACTA SUNT SERVANDA " ilkesi anlamında tarafların aralarındaki sözleşme kapsamında sahip oldukları asıl sözleşmenin imzalanmasını müteakip değişen koşullardan etkilenmemeleridir. Bu nedenle taraflar aralarındaki sözleşmenin hükümlerine uymakla yükümlüdür.
Bununla birlikte taraflar "PACTA SUNT SERVANDA " ilkesine rağmen kendi kontrolleri dışında gelişen bazı durumlar veya şartları nedeniyle bu durumda GEREKLİ KOŞULLARIN GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE BELİRTİLEN DURUMDAN İFASI ETKİLENEN TARAF Türk Hukuk'u kapsamında ifa imkansızlığına dayanabilecektir. Ayrıca Yargıtay genel olarak ekonomik koşulların değişmesi, yüksek enflasyon ve para değerinin düşmesi hallerine ifa imkansızlığı hükümlerini uygulama bakımından yeterli görmemektedir. Bununla birlikte Yargıtay TK madde 138 kapsamında sözleşmenin uyarlanması veya feshi koşullarını her dava için ayrıca incelemekte yukarıda belirtilen durumları ifa imkansızlığının uygulanması bakımından yeterli görmemektedir. DOLAYISIYLA MEZKUR OLAYDA PANDEMİ SEBEBİYLE GERÇEKLEŞEN BİR İFA İMKANSIZLIĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.
Şöyle ki Covid-19 nedeniyle program iptal edilmediği gibi, normalleşme adımlarıyla birlikte vize işlemlerini tamamlayan öğrenciler, arasında Türk Hava Yollarının da bulunduğu çeşitli hava yolu şirketleri ile Amerika’ya ulaşarak programlarına başlamışlardır.
Konu ile detaylı bilgi için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hüseyin TAŞ


Yorumlar Kapalı!